DANIŞMENT KÖYÜ
Tarihi
12.yy Danişment Beyliğinin yıkılışından sonra danişment beylerinin çevresinde Anadolu’ya yayılan Türkmenlerin bir kısmının köylere yerleştirildikleri, bir kısmını da Celali ayaklanmalarına katıldıkları 1696 yılında Halep bölgesinde toplandıkları 1702’de göçebe Danişmentlilerin yerleşik hayata zorladıkları bilinmektedir. Bugün Anadolu ve Trakya’nın çeşitli bölgelerinden 37 köy Danişment adı taşımaktadır. Danişmentlilerin 24 boyu ile bunların oymak ve obalarının adıyla anılan Anadolu ve Rumeli’deki köylerin sayısı ise100’den fazladır. Köyün adı Danişment beyliğinden gelmektedir.
Nüfusu
2007 nüfus sayımına göre köyün nüfusu 229 erkek 272 kadın olmak üzere toplam 501 dir.
Konumu
İlçe merkezine 17 km.,İl merkezine ise 67 km uzaklıkta olan köyün,Doğusunda Karacahisar ve Ilıca köyleri, Batısında Göloba ile Orhanlar köyleri, Kuzeyinde Koyuneri köyü, Güneyinde Kayapınar ve Ören köyleri bulunmaktadır. Arpabükü isminde bir mahallesi vardır.Denizden yüksekliği 288 metredir.
Ekonomi
Yerleşim biriminin, arazisinin engebeli ve ormanlık olmasından dolayı, Köyde tarım ve hayvancılık yapılmaktadır 15955 hektar arazisi vardır.Bu arazinin yaklaşık 61 hektarında tarım yapılmaktadır.15280 hektar alan ormanlıktır. Köyde 119 büyükbaş, 700 küçükbaş hayvan vardır
Köyde sürekli iç ve dış göç yoktur. Yalnız geçici dış göç mevcuttur. 1963 yılından itibaren Almanya, Belçika ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerine işçi olarak çalışmaya gidilmiştir.
El sanatları
Modern hayatın getirdiği yaşam koşulları dokumacılık halıcılık, demircilik, nalbantlık gibi el sanatlarını unutturmuştur.
Folklor
Özel günlerde giyilen giysilerden bazıları şunlardır:
Erkek giysileri:: aba setre; yakasız setere adlı yünden yapılmış kaba bir elbise olup artık giyilmemektedir. Pantolon: bunların ağa kısmı geniş, ayak kısmı bazılarında dize bazılarında topuğa kadar uzanır, üzerine yün çorap giyilir artık kullanılmamaktadır. Çarık: sığır derisinden yapılır. Hafif ve dayanıksız olduğundan giyilmemektedir. Cepken: süslü ve işlemeli olup kolsuz yelek biçimindedir. Vücudun üst kısmına gelir. Bugün folklor kıyafeti olarak giyilmektedir. Kuşak: kullanışı ve uzunluğuna göre değişir renkli ve desenli olanların yanında incelik ve kalınlıkları bakımından da çeşitlere ayrılır.
Kadın giysileri: Üç etek: basma ve pamuklu dokuma bezlerinden yapılan bu elbise belden aşağı sağ sol ve arka kısım olmak üzere üç parçadan oluşur.Şalvar: iş hayatında sağladığı kolaylıktan dolayı köyde çok fazla giyilir. Basma cinsi kumaşlardan yapılır.Bez üstlük: beyaz sarı çeşitli renklerden oluşan üstlük genellikle satın alınır süslü olanları azalmıştır halan kullanılmaktadır.Delme: Üç eteğin üzerine giyilir ve basmadan dikilir.Peşkir: Yün işlemelerindir. Üçgen biçiminde olup bele kuşanılır.
Hıdrellez
Bir eğlence günüdür. Her yıl 6 Mayıs yada o haftanın Pazar günü tüm köylülerin katkıları ile büyük yemek ziyafeti düzenlenir. Yemekten önce köy deresinin yanında kurulan salıncaklarla sallanılır. Oyunlar oynanır. Türküler ve maniler söylenir.
Halk Türküleri
Eğlence günlerinde söylene Ayşe Türküsünün öyküsü şöyledir.Köyün en güzel kızlarından Ayşe ye köy delikanlıları tutkundur. Ayşe’nin ise hiç birinde gönlü yoktur. Nihayet evlenme çağına gelmiş bir delikanlıya aşık olur.Onunla evlenmek ister ama beklemesi gerekir. Köydeki delikanlıların ise buna tahammülü olmadığından şöyle bir Türkü söyleyerek Ayşe ye karşı olan duygularını döker.
Ayşe;nin vakti de geçti Yokuş başının odası,
Üç güzel baktı da geçti Ayşe Hanımın dadası ,
İkisi şöyle dursun , Ayşe Hanımı sorarsan ,
Birisi yaktı da geçti Pencere başıdır odası,
Aman Ayşem duman Ayşem Aman Ayşem mor menekşem
Dağlar başı dolan Ayşem Dağlar başı dolan Ayşem
Ufacık kuş üzümü
Görsen yarin yüzünü
Ben ağlasam söylesem
Belki tutar sözünü
Aman Ayşem yaman Ayşem
Dağlar başı duman Ayşem.










